"O yüzden de ona “İyilik Elçisi” diyoruz"
""O yüzden de ona “İyilik Elçisi” diyoruz""
Bir çocuk düşünün ki; 5 yaşındayken annesi yatağa mahkum oluyor.
Bir çocuk düşünün ki; daha ilkokuldayken Klasik Türk Müziği eserlerini dinleyip, Allah vergisi sesiyle muhteşem bir şekilde icra edebiliyor.
Bir genç düşünün ki; tam olarak yaşayamadığı anne sevgisini her anneden alabiliyor. Yaşatmak istediği evlat sevgisini de her anneye verebiliyor.
Bir genç düşünün ki; sadece sanatçı kimliğiyle değil, insan olarak da gücü yettiğince iyilik anlamında her yere koşabiliyor.
Pek çok ailede engelli insanlarımız var.
Ve o insanlar da inanıyorum ki o kişiyi mutlu etmek için ellerinden gelen gayreti fazlasıyla gösteriyorlar.
Haklı olarak da sadece kendi canları için bunu yapıyorlar.
Yine de başka canlara kendi canları kadar değer veren iyi insanlar da var.
Bu iyi insanların içinde ben sadece Ersin Faikzade’yi tanıyorum.
Onun yaptıklarını yakından biliyorum.
Hayatta hiçbir şey tesadüf değildir. Herşey çok daha önceden belirlenmiştir.
Elbette ki belirleyen de, o ilahi güçtür.
Belki de anneciği Zekiye Hanım’ı yatağa düşüren o ilahi güç sayesinde Ersin; yüzlerce engelliyi ayağa kaldırarak kendisine biçilen misyonu yerine getiriyor.
Kimine koltuk değneği, kimine tekerlekli sandalye;
Kimi içinse o tekerleklerin geçeceği yollar yaptırıyor.
Onların yaşam enerjisi, sesi olabiliyor.
Her iyiliksever böyle bir görevi layıkıyla yerine getiremez.
Belki de o yüzden seçildi kendisi…
Belki de o yüzden kendisine böylesi bir yürek, böyle bir ses bahşedildi.
Belki de Ersin’in, annesine olan sevgisini bu şekilde göstermesi istendi.
Hayırlı bir evlat olduğunu biliyoruz.
İnsan gibi insan olduğunu da...
O yüzden de ona “İyilik Elçisi” diyoruz.
Yazar :Özcan KIYICI
Bir çocuk düşünün ki; 5 yaşındayken annesi yatağa mahkum oluyor.
Bir çocuk düşünün ki; daha ilkokuldayken Klasik Türk Müziği eserlerini dinleyip, Allah vergisi sesiyle muhteşem bir şekilde icra edebiliyor.
Bir genç düşünün ki; tam olarak yaşayamadığı anne sevgisini her anneden alabiliyor. Yaşatmak istediği evlat sevgisini de her anneye verebiliyor.
Bir genç düşünün ki; sadece sanatçı kimliğiyle değil, insan olarak da gücü yettiğince iyilik anlamında her yere koşabiliyor.
Pek çok ailede engelli insanlarımız var.
Ve o insanlar da inanıyorum ki o kişiyi mutlu etmek için ellerinden gelen gayreti fazlasıyla gösteriyorlar.
Haklı olarak da sadece kendi canları için bunu yapıyorlar.
Yine de başka canlara kendi canları kadar değer veren iyi insanlar da var.
Bu iyi insanların içinde ben sadece Ersin Faikzade’yi tanıyorum.
Onun yaptıklarını yakından biliyorum.
Hayatta hiçbir şey tesadüf değildir. Herşey çok daha önceden belirlenmiştir.
Elbette ki belirleyen de, o ilahi güçtür.
Belki de anneciği Zekiye Hanım’ı yatağa düşüren o ilahi güç sayesinde Ersin; yüzlerce engelliyi ayağa kaldırarak kendisine biçilen misyonu yerine getiriyor.
Kimine koltuk değneği, kimine tekerlekli sandalye;
Kimi içinse o tekerleklerin geçeceği yollar yaptırıyor.
Onların yaşam enerjisi, sesi olabiliyor.
Her iyiliksever böyle bir görevi layıkıyla yerine getiremez.
Belki de o yüzden seçildi kendisi…
Belki de o yüzden kendisine böylesi bir yürek, böyle bir ses bahşedildi.
Belki de Ersin’in, annesine olan sevgisini bu şekilde göstermesi istendi.
Hayırlı bir evlat olduğunu biliyoruz.
İnsan gibi insan olduğunu da...
O yüzden de ona “İyilik Elçisi” diyoruz.
Yazar :Özcan KIYICI




Şahsen tanımış olmanın gururunu yaşıyor ve hepimizin biraz Ersin olabilme umudumu taşıyorum🙏Ersin Faikzade, muhteşem çocuk ❤️
YanıtlaSil